“15 Yıldır, Pazarda, Gerçek Perakendecileri Görüyoruz”


beyper röportaj toplu21_1

 

Dağıtım Kanalı Özel Haber

DT ve Beyaz Eşya Perakendecileri Derneği (BEYPER), 17 Ocak tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde bayiler ve beyaz eşya ve dayanıklı tüketim malları üretici firma temsilcilerinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, beyaz eşya ve dayanıklı tüketim malları sektörünün sorunları, çözüm yöntemleri ve öneriler ele alındı. 

BSH-Profilo Başkan Yardımcısı Semir Kuseyri’de toplantıda yaptığı konuşmada, beyaz eşya sektöründe 30. yılını kutladığını dile getirdi. Kuseyri, 1988 yılında bayi satışları yönetmeni olarak başladığı süreçte, Türkiye’de enflasyonist sistemin olduğunu belirterek, o dönemde 20 bine yakın yetkili satıcının enflasyona dayalı bir satış politikası gerçekleştirdiğini ifade etti. Kuseyri, “2002 yılından sonra, tek partili iktidar döneminin etkisiyle, enflasyonun tekli  rakamlara ulaşması, gerçek perakendecileri ortaya çıkardı. 2002 yılından itibaren de  baktığınız zaman 15 yıldır, biz pazarda gerçek perakendecileri görebilmekteyiz.” dedi.

Semir Kureysi

“İş olmaması, iyi işin habercisidir”

Beyaz eşya pazarında işin olmamasından söz edildiğini anımsatan Kuseyri şöyle konuştu: “İş olmaması, iyi işin habercisidir. Bir süre sonra, iş olur. Pazara çıkan insan sayısı 100’ken insanlar alışveriş yaptığı için, bayiler için işi sürdürmek kolaylaşır. Fakat, işin daraldığı zamanlarda, o zamanlar oturmanın değil, kalkmanın zamanıdır. Pazara çıkan insan sayısı 100’ken 60’a düşmüşse, 60 kişiden kaç tanesini mağazaya çekiyorsun? Bu sorunun yanıtını bulmak gerekiyor. ‘Pazar değişti’ diyoruz, doğru. Gerçek perakendeciler olarak masraflar da çok arttı. Masraflar artınca, bir şekilde rekabet, fiyatla gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Sizin kendinizi, daha fazla kar edecek pozisyona getirmeniz gerekiyor. Masrafları sürekli kısmalısınız. Masraflar nedeniyle, yıl sonunda, bazı bayilerin 6 milyon ciro yapmalarına rağmen, kar etmediğini görüyoruz. Bu durum, perakende satışlardaki alış ve satış arasındaki farkın çok kısıtlı ve dar olmasından kaynaklanıyor. Sizlerin de gerçek hesaplamaları doğru yapmanız önemli. Bir şekilde, şirketlerin vermiş olduğu kar marjlarını tutmaya çalışmalısınız. Önümüzdeki süreçte, artık, fiyat belirleyici unsur değil. Özellikle, y ve z kuşaklarının pazara girmesiyle, onlara hizmet konusunda, kalitemizi biraz daha artırmamız gerekiyor. Dijital dönüşümü yakalamalıyız. Trendlerde de artık dijitalleşmemiz, müşterilerin ayak izlerini takip etmemiz gerekiyor. Üretici firmaların da bayilere, reklam, uzun vade sunulması gibi bayiyi rahatlatacak uygulamalar gerçekleştirmesi önemli. AVM’lerdeki döviz kuruna dayalı kiralara yönelik olarak, çalışmalarımızı yaptık. AVM’deki bayilerin hayatta kalması konusuyla ilgili ciddi anlamda kararlar aldık. İnşallah, desteklemelere devam edeceğiz.” dedi.

“Türkiye, beyaz eşyada 8 milyon adet satış seviyesini bırakmaz”

Kuseyri, 2016’dan 2017 yılına girildiğinde, beyaz eşya sektörünü oluşturan dört ana ürün grubu olan buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve fırının adetsel bazda pazardaki büyüme oranlarının yüzde 5.5’ cirosal bazda ise, yüzde 18 civarında olduğunu ifade etti. 2017 yılında gerçekleştirilen ÖTV indirimi uygulamasıyla, Türk beyaz eşya pazarının dört ana ürün grubunda adetsel bazda ilk defa 8 milyon 400 bin seviyesine çıktığına işaret ederek, “Cirosal bazda yüzde 28, adetsel bazda ise takriben yüzde 13’lük bir artış oldu.  Bu gelmiş geçmiş en büyük rekordu. Pazar payları oranına baktığımızda, üretici firmaların hemen hepsinin pazar paylarını koruduğuna tanık olduk” şeklinde konuştu.

2018 yılında, pazarda adetsel bazda yüzde 3’lük bir düşüşün gerçekleşeceğini öngördüklerini belirterek, “Bence, ilk dört ay mevsim normallerinde seyredeceğiz. 5. aydan itibaren pazarın yükselişe geçtiğini görebiliriz. Bu yükseliş, 10. aya kadar devam eder. Sonra, yine mevsim normallerine döner. Ne yaparsak yapalım, evlenmeleri durduramıyoruz. Boşanmalar da sektör açısından yeni bir pazar oluşturdu. Buna ek olarak, değişim pazarları, yazlık yayla pazarları,  İstanbul’da ve Anadolu’daki üniversitelerdeki öğrencilerin oluşturduğu bir pazar var. Pazarın ulaşım hızı açısından, Türkiye’nin adetsel bazda 8 milyon adet seviyesini bırakmayacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Kanun bekleniyor

Kuseyri, internet mecrasındaki beyaz eşya ürünlerine yönelik oluşan olumsuz fiyatların, sektör temsilcilerinde sıkıntıya yol açtığını belirterek, “Bu konuda oluşmuş bir kanun yok. Oluşmuş bir kanun olmadığı için de firmalar bu konuyla ilgili olarak, Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu Fiyat Serbestiyeti Kanunu dolayısıyla, fiyatlara yönelik bir uygulama gerçekleştiremiyor. Üretici firmalar olarak bu konuda bir araya gelerek, görüş alışverişinde bulunduk. Hukuk kurullarından da bu konuyla ilgili olarak görüş aldık. Rekabet Kurulu yetkilileriyle görüşme yaptık. Konuyla ilgili bir yasa oluşması konusunda, Devlet’e bir görüş sunduk. Şu anda, taslak çalışmasıyla birlikte sunuldu. Kanun Hükmünde Kararname’yle birlikte, bu işleme geçecek. Ondan sonra her firma, kendi internet mecrasını kontrol altında tutup, bununla ilgili yaptırıma cezai işleme hak kazanacak. Ben bu konunun kısa sürede değil de belki bir sene içerisinde, bir düzene bağlanacağı konusunda inanca sahibim. Bu konuyla ilgili olarak, bayilerimizle birlikte üretici firmalar da zor duruma düştü. Kanundan sonraki süreçte, faaliyete geçeceğiz. Gerçek dijital iletişimi biz bayi kanalları üzerinden kurup, müşterilerin ayak izlerini biz de buradan takip etmek istiyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.    

Ali Yıldız

“Bütün bayiler ortak kararlılık içerisinde olmalı”

DT ve Beyaz Eşya Perakendecileri Derneği (BEYPER) Başkanı Ali Yıldız da toplantıda yaptığı konuşmada, BEYPER’in dayanıklı tüketim malları ve beyaz eşya perakendecilerinin yaşadığı sorunlara çözüm geliştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Yıldız, 2017 yılını değerlendirmek ve 2018 yılına dair talep ve beklentileri ele almak üzere bu toplantıyı gerçekleştirdiklerini ifade ederek, BEYPER’in çatısı altında bayilerin ortak bir platform oluşturmasının, sektörde yaşanan sorunların dile getirilmesi ve çözülmesi konusunda önemli bir aşama olacağının altını çizdi.

Yıldız, bu doğrultuda, kiraların döviz kuruna bağlı olduğu AVM’lerde faaliyet gösteren bayilerin karşı karşıya kaldıkları sorunun çözümü yönünde çalışmalar yaptıklarını dile getirerek, “AVM’lerde yedi yılda kiraların yaklaşık üç kat artmasına karşın, bayilerin yaptıkları ciroların henüz iki katına ulaşmadığını görüyoruz. AVM’lerdeki kira artışlarının bayilere etkisinin iyi analiz edilmesi gerekiyor. Çünkü, AVM’lerde faaliyet gösteren bir bayimizin ekonomik bir zorluk içerisinde kalmasından dolayı, müşterilerine yaşatacağı  olumsuzluk, genel olarak bütün bayilere yönelik bir güven kaybı oluşturur. Bu durumda, bütün bayilerin ortak bir kararlılık içerisinde olması şart. Bayiler birbirleriyle bütünleşmiş bir yapı içinde olursa, üretici firmaların da desteğini alabiliriz. Bu konuda, AVM yönetimleriyle görüşmelerimizi sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu.

Yıldız, dayanıklı tüketim malları sektöründe yetişmiş personel sıkıntısı olduğuna da dikkat çekerek, bu çerçevede, Bağlarbaşı Pazarlama ve Perakende Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde çeşitli tanıtım çalışmaları yapacaklarını dile getirdi. Yıldız, “Bu konuda, Dağıtım Kanalı Dergisi İmtiyaz Sahibi Yıldırım Söylemez’le de bir çalışma yapacağız. Dayanıklı tüketim sektörüne personel yetiştirme konusunda, okullarla iş birliği içinde olacağız. Üretici  firmaların da  plan ve programları çerçevesinde, onlarla ortaklaşa olarak, sektörümüze kalifiye personel yetiştirilmesiyle ilgili projeler geliştireceğiz” dedi.

Yıldız, bayilerin müşterilerine fiyatı anlatmaktan çok ürünü anlatmaları gerektiğine işaret ederek şunları söyledi: “Beyaz eşya sektörü, son dönemde daralma gösterdi.  Bayiler olarak zor bir dönem yaşadığımızı söylemeliyiz. Piyasaların ne zaman açılacağı belli değil. Devletin KDV ve ÖTV indirimleri gibi uygulamalara yönelmeyeceği görülüyor. Bu durumda, üretici firmaların enerji indirimli ürünler gibi çeşitli kategorilerde bayileri desteklemeleri önemli. Benim bayi arkadaşlarımdan ricam şu: Planlamayı iyi yapmalıyız. Kar marjlarını korumaya dikkat etmeliyiz. Çok fiyat indirimi uygulaması gerçekleştirmeliyim. Fiyat indirimi dışında çeşitli yaklaşımlarla müşterimizi ikna edebiliriz. Önemli olan, karlılığımızı artırabilmek.”  

Ergün Altay 

“Teknolojiyle birlikte dünya değişiyor”

LG Electronics Türkiye, Tüketici Elektroniği ve Beyaz Eşya Satış Direktörü Ergün Altay’da toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’de televizyon pazarının büyümeye devam ettiğini belirterek, “2017 yılında, Türkiye’de televizyon pazarı değer olarak, yaklaşık yüzde 12 civarında büyüdü. 6 milyar TL’ye dayanan bir pazar oldu Türkiye’de. Pazar son dört yıldır ciro olarak büyürken, adet olarak düşüyor. Geçen yıl da yüzde 10 civarında adet bazında bir düşüş oldu. Bu aslında, bize şunu gösteriyor: Dünyada ve Türkiye’de değişen bir tüketici yapısı var. Türkiye’de genç nüfus da artık iş hayatına katıldı. Genç nüfusun katılımıyla birlikte, teknolojiye olan ilgi de arttı. Ticaretin yapısı değişiyor. Teknoloji, dünyada artık çok ön plana çıkan bir unsur olarak yerini alıyor. Hayatımıza yapay zeka diye bir şey giriyor.  Birçok insan, yakın zamanda bu ürünleri evlerinde kullanmaya başlıyor olacaklar. Bu gelişmelere, teknolojiye öncülük eden firmalar olarak ayak uydurmamız gerekiyor. İnsanlar, bu ürünleri yakın zamanda belki talep etmeye başlayacaklar. Şu da bir gerçek ki; dünyada teknoloji değiştikçe marka liderleri de değişiyor. Dolayısıyla, hayatımızın her alanında, beyaz eşyada da birçok kuruluş akıllı ürünlere yatırım yapıyor. 5-10 yıl içerisinde, hem marka bazında, hem ürün bazında hem de tüketim bazında birçok değişiklikler olacak. Bu noktada, işletmelerde eğitimli personelin çalışması, eskiye göre çok daha büyük mana taşıyacak. Çünkü, bu gelişmeleri insanlara anlatmamız gerekiyor. Teknolojiyle değişen dünyaya, işletme sahipleri olarak ekiplerimizle beraber hazır olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde de sektörde ayrışmalar olacağını, bu manada işe bakanlarla geleneksel iş yapmaya devam edenler arasında da bir ayrışma olacağını düşünüyorum ve öngörüyorum.” şeklinde konuştu.  

Yıldırım Söylemez

“Son hayalim sektör fuarı”

Dağıtım Kanalı Dergisi İmtiyaz Sahibi Yıldırım Söylemez de toplantıda yaptığı konuşmada, 1988 yılında başladığı meslek hayatında, beyaz eşya sektörüne yönelik olarak 3 hayalinin olduğunu dile getirerek, “İlk hayalim olan, sektörün dergisi Dağıtım Kanalı Dergisi’nin 20. yılını kutluyoruz. İkinci hayalim olan BEYPER’in kuruluşunun ise, 8. yılını kutluyoruz. Sıra,  üçüncü hayalimin gerçekleştirilmesine geldi. O da sektörün bir fuarının olması. 25 milyon adet üretim yapan, dünyada Çin’den sonra ikinci sıradaki Türkiye’nin beyaz eşya sektörünün fuarı, 2018 yılında 20-24 Haziran tarihlerinde, İstanbul Fuar Merkezi’nde Atis Fuarcılık tarafından gerçekleştirilecek. Biz de Dağıtım Kanalı Dergisi olarak, onlara katkı ve destek sağlıyoruz, çözüm ortağı oluyoruz. Arçelik de fuara sponsor oldu. Ben diyorum ki; ‘bu üçüncü hayalimizi de gerçekleştirelim’. Fuara, hepinizi bekliyoruz. Fuar için organizasyon çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.

 IMG_9581

 

 

 

 

 

 

 

 





Copyright © 2013-2015. Dağıtım Kanalı Tüm Hakları Saklıdır.

Dağıtım Kanalı web sitesi şuana kadar 32296711 defa tıklanmıştır.